Ana içeriğe atla

Avukat tutmak Türkçe metin alma hakkını zayıflatabiliyor

Kavramlar

Yazılı çeviri yerine sözlü çeviri ya da özet geçebilir ve bu, müdafi varsa kural sayılır.

Almanca adı
§ 187 Abs. 2 Satz 4 und 5 GVG — mündliche Übersetzung oder mündliche Zusammenfassung „in der Regel“ ausreichend, wenn der Beschuldigte einen Verteidiger hat

Sezgiye zıt ama kanunda yazılı.

Yazılı çeviri listesi kapalı

Kanun dört belgeyi sayar: özgürlüğü kısıtlayan kararlar, iddianameler, ceza kararnameleri ve kesinleşmemiş hükümler. Bu liste kapalıdır.

DikkatAma yerine sözlü özet geçebiliyor

Kanun, yazılı çevirinin yerine sözlü çeviri ya da sözlü özet geçebileceğini söyler — ve bunu “kural olarak, şüphelinin müdafii varsa” diye bağlar. Yani avukat tutmak, Türkçe metni alma hakkını hukuken zayıflatır.

ÖnemliFeragat ancak bilgilendirmeden sonra geçerli

Yazılı çeviriden feragat, önceden hak ve sonuçları bildirilmişse geçerlidir; bildirim ve feragat belgelenmek zorundadır. Dosyada bu izin aranması gerekir.

Tercüman ücretsiz

Kanun, şüphelinin anlayacağı bir dilde bilgilendirilmesini ve tüm yargılama için tercümanı ücretsiz isteyebileceğini emreder — bu hak soruşturma evresini de kapsar.

DikkatTrafik para cezası listede yok

İdari para cezası kararının adı kanunda hiç geçmez; yazılı çeviri zorunluluğu onu kapsamaz. Resmî dil

Yazılı çeviri nasıl istenir

Şüpheli ya da müdafi, mahkemeye ya da savcılığa yazılı dilekçeyle listedeki belgenin Türkçe yazılı çevirisini ister; talep, belgenin tebliğinden hemen sonra yapılır ve çeviri süresi, itiraz süresini durdurmaz, bu yüzden itiraz Almanca metne göre süresinde yapılır ve gerekçe çeviri geldikten sonra tamamlanır. Mahkeme, müdafi varsa sözlü özetle yetinebilir; ama şüpheli, sözlü özetin yetmediğini (belgenin uzunluğu, teknik içerik, karar gerekçesi) gerekçelendirirse yazılı çeviri istenebilir ve mahkeme takdirini gerekçelendirmelidir. Çeviri masrafı devlete aittir ve mahkûmiyette de geri istenmez. Ceza kararnamesi, tebliğde çevirisiyle birlikte gönderilmelidir; çevirisiz tebliğ, itiraz süresini başlatmaz.

Türkiye’deki sanık ve müdafi

Türkiye’de yaşayan sanık, Alman müdafiiyle Türkçe yazışıyorsa müdafi, belgeleri Türkçeye kendisi özetleyebilir ve kanun bunu yeterli sayar; sanık, tam metni istiyorsa müdafi aracılığıyla yazılı çeviri talep eder. Müdafi Türkçe bilmiyorsa sözlü özet, tercüman aracılığıyla yapılır ve tercüman masrafı yine devlete aittir. Türkiye’ye adli yardım yoluyla tebliğ edilen belgeler zaten Türkçe çevirisiyle gelir; bu çeviri, Alman mahkemesinin yaptırdığı çeviridir ve resmî sayılır. Sanık, Alman mahkemesindeki duruşmaya video bağlantısıyla katılırsa tercüman duruşmada hazır bulunur. Türk ceza usulünde sanığa belgelerin Türkçe çevirisi zaten kendi dilinde verildiği için çeviri sorunu doğmaz; Alman kuralının “müdafi varsa özet yeter” yapısı Türk avukatlara yabancıdır ve çevirmen notunda açıklanır.

Belgede nerede görünür
Dosyaya konan çeviri ve feragat tutanağında; mahkeme dilini düzenleyen kanunun ilgili maddesinde.