Nüfus kaydındaki yanlışı kim düzeltir
Daire yalnız kanunun saydığı dar hâllerde kendi düzeltir; bunun dışındaki her düzeltme mahkeme kararına bağlıdır.
Ayrım tek cümlede kilitli.
Dairenin kendi düzeltebildikleri
- Açık yazım hataları — zorunlu.
- Sicildeki atıf notları, belgelerden hatalı aktarımlar, ölüm sicilinde son ikametgâh, kayıt verileri ve alan adları.
- Düzeltici bildirim gelirse: doğumda zaman, yer ve cinsiyet; ölümde zaman ve yer.
DikkatGerisi mahkeme işidir
Kanun birebir şunu söyler: § 47 hâlleri dışında, tamamlanmış bir sicil kaydı yalnızca mahkeme kararıyla düzeltilebilir.
ÖnemliKim talep edebilir
Mahkemeden düzeltme talebini tüm ilgililer, nüfus dairesi ve denetim makamı yapabilir; karardan önce hepsi dinlenir.
Dinleme her hâlde yapılmaz
Dairenin kendi düzelttiği hâllerde ilgililer kural olarak dinlenir — ama atıf notları, kayıt verileri ve alan adları düzeltilirken dinleme yapılmaz.
Hangi mahkeme
Mahkeme yolunun işleyişi
Düzeltme talebi, nüfus dairesinin bağlı bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine yazılı olarak verilir ve talepte hangi kaydın, hangi bilgisinin, neye dayanarak düzeltilmesinin istendiği yazılır. Dayanak belgeler eklenir: yabancı nüfus kayıtları, doğum belgeleri, mahkeme kararları, gerekiyorsa bilirkişi görüşü. Mahkeme, ilgilileri ve nüfus dairesini dinler, gerekirse denetim makamının görüşünü alır. Karar verildikten ve kesinleştikten sonra daire kaydı düzeltir ve düzeltme sicilde görünür. Süreç aylar sürer ve masraf doğar; bu yüzden düzeltmeye ihtiyaç duyulan bütün noktalar tek talepte toplanır, parça parça başvurulmaz.
Türk kaydına dayanan düzeltmeler
Türkiye kökenli dosyalarda düzeltmenin kaynağı çoğu zaman Türk nüfus kaydıdır: doğum tarihi, doğum yeri, ana baba adı ya da soyadı, Alman siciline ilk kayıt sırasında farklı geçmiş olabilir. Bu durumda güncel ve vukuatlı nüfus kayıt örneği apostilli ve yeminli çevirili sunulur; kaydın hangi tarihte hangi kararla değiştiği görünüyorsa o kısım özellikle önemlidir, çünkü Alman makamı sonradan yapılmış bir değişiklikle baştan beri var olan bir durumu ayırt etmek ister. Türkiye’de mahkeme kararıyla yapılmış bir düzeltme varsa kararın kesinleşme şerhi de eklenir; yalnız nüfus kaydı çoğu zaman yetmez.