Ödeme emri altı ay içinde ilerletilmezse etkisini yitirir
Kavramlar
İtiraz yoksa ve alacaklı belirli bir süre içinde icra emri istemezse ödeme emri düşer.
Emir kendiliğinden ayakta kalmıyor.
Altı ay kuralı
İtiraz gelmemişse ve alacaklı tebliğden itibaren altı ay içinde icra emri istemezse, ödeme emrinin etkisi düşer.
Önemliİcra emrinde şerh aranmıyor
İcra emri, kural olarak ayrıca bir icra şerhine muhtaç değildir; şerh yalnız alacaklı ya da borçlu değişmişse gerekir. “Şerh yok, o hâlde icra usulsüz” savunması burada işlemez.
Dikkatİşveren ve banka cevap vermek zorunda
Haciz bildirimini alan işveren ya da banka, alacaklının talebi üzerine iki hafta içinde beyanda bulunmak zorundadır; bildirmezse doğan zarardan sorumludur.
Önemliİşten ayrılmak haczi her zaman bitirmiyor
Aynı işverenle belirli bir süre içinde yeni bir iş ilişkisi kurulursa haciz yeni ilişkiye uzanır.
Borçlu sicilinde erken silme ispata bağlı
Kayıt belirli bir süre sonra silinir; tam ödeme hâlinde erken silinir ama bu kendiliğinden olmaz, ispat sunulması gerekir. Borçlu sicili
Alacaklı için takvim
Ödeme emri tebliğ edilince alacaklı, iki haftalık itiraz süresinin bitiminden itibaren icra emri isteyebilir ve bunu tebliğden itibaren altı ay içinde yapmalıdır; süre kaçarsa ödeme emri düşer ve zamanaşımı kesme etkisi de altı ay geriye dönük olarak sona erer, yani alacaklı baştan başlar. İcra emri, ayrıca tebliğ edilir ve borçlu, iki hafta içinde itiraz (Einspruch) edebilir; edilmezse icra emri kesinleşir ve otuz yıl icra edilebilir. İtiraz gelirse alacaklı, davanın çekişmeli yargıya devrini ister ve harcın kalanını yatırır; altı ay içinde istemezse dosya düşer. Alacaklı, ödeme emrini yalnız zamanaşımını kesmek için de kullanır; bu, borçlu için borcun canlı tutulduğunun işaretidir.
Üçüncü borçlu beyanı ve Türkiye
Haciz kararı işverene ya da bankaya tebliğ edilince alacaklı, üçüncü borçlu beyanını (Drittschuldnererklärung) ister: işveren, borçlunun çalışıp çalışmadığını, ücretini, başka haciz olup olmadığını ve haczi kabul edip etmediğini iki hafta içinde bildirir; banka, hesap bakiyesini ve korumalı hesap olup olmadığını bildirir. Beyan vermeyen işveren ya da banka, alacaklının zararından sorumlu olur. Türkiye’ye taşınan borçlunun Alman işvereni yoksa haciz boşa çıkar ve alacaklı, borçlunun Alman aylığını ya da Alman hesabını arar. Alman icra emri, Türkiye’de yalnız tenfizle uygulanır ve Türk mahkemesi, borçluya usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığını inceler; Alman eski adrese yapılan tebligat, borçlu çıkış bildirimi yapmışsa Türk mahkemesince usulsüz sayılabilir.