Ana içeriğe atla

Tebellüğ vekili yoksa evrak iki hafta sonra tebliğ sayılır

Kavramlar

Mahkeme yurt dışındaki tarafa tebellüğ vekili göstermesini emredebilir; gösterilmezse evrak postaya verildikten iki hafta sonra tebliğ edilmiş sayılır.

Almanca adı
§ 184 Abs. 1-2 ZPO (über § 15 Abs. 2 FamFG) — „kann … anordnen“; Zustellung zwei Wochen nach Aufgabe zur Post

“Elime geçmedi” savunması burada işlemiyor.

Bu otomatik bir yükümlülük değil

Kanunun kelimesi “emredebilir”dir. Yani tebellüğ vekili gösterme zorunluluğu kendiliğinden doğmaz; mahkeme karar verirse doğar.

Vekilin niteliği

Gösterilecek kişi Almanya’da oturmalı ya da orada bir iş yeri bulunmalıdır.

DikkatGösterilmezse

Sonraki tebligatlar, evrakın tarafın adresine postaya verilmesiyle yapılabilir ve evrak postaya verilmesinden iki hafta sonra tebliğ edilmiş sayılır. Mahkeme daha uzun bir süre de belirleyebilir.

ÖnemliKarar bu sonuca dikkat çekmek zorunda

Kanun, mahkemenin bu sonucu kararında belirtmesini şart koşar. Kararda böyle bir uyarı yoksa, bu itirazda ileri sürülebilecek bir noktadır.

Yurt dışına tebligatın kendisi

Yurt dışına tebligat, o devletle geçerli milletlerarası anlaşmalara göre yapılır. 1929 uygulama tüzüğü · Tebligat vekili mi adres değişikliği mi

Vekil nasıl gösterilir

Mahkemeye yazılı dilekçeyle vekilin adı, adresi ve kabul beyanı bildirilir; vekil avukat olmak zorunda değildir, Almanya’da oturan bir akraba ya da tanıdık yeterlidir, ama avukat gösterilirse tebligatlar davayı yürüten avukata gider ve en güvenli yol budur. Vekil gösterilmişse süreler vekile tebliğden işler; vekilin evrakı Türkiye’ye iletmesi tarafın kendi sorumluluğudur. Mahkeme, emrini davanın başında ilk tebligatla birlikte gönderir ve süre verir; süre içinde vekil gösterilmezse iki haftalık kurgu işler. Vekil sonradan gösterilebilir ve o andan itibaren kurgu sona erer. Kurgu, dava dilekçesinin kendisi için değil, sonraki tebligatlar (davetiye, karar) için işler.

Türkiye’deki taraf için pratik

Türkiye’de yaşayan davalı ya da davacı, Alman mahkemesinden gelen ilk tebligatı (adli yardım yoluyla, Türk mahkemesi aracılığıyla ve çevirili) aldığında dilekçede tebellüğ vekili emri olup olmadığına bakar; emir varsa hemen bir vekil gösterir, aksi hâlde duruşma davetiyesi ve karar iki hafta kurgusuyla tebliğ edilmiş sayılır ve gıyabi karar ya da süre kaçırma doğar. Aile mahkemesinde (boşanma, nafaka, velayet) aynı kural işler ve Türkiye’deki eş için en sık sorun buradadır. Vekil, Türkiye’deki tarafın Alman avukatı olarak gösterilirse, avukat aynı zamanda davayı da yürütür ve dilekçeleri Almanca hazırlar. Türk avukatı, Alman mahkemesinde vekil olamaz; ama tebellüğ vekili olarak gösterilmesi de Almanya’da adresi olmadığı için mümkün değildir.

Belgede nerede görünür
Mahkemenin tebellüğ vekili isteyen ara kararında.