"kann" ile "muss": kararın tonunu belirleyen iki kelime
Blog
Makamın "verebilir" mi "vermek zorunda" mı olduğu tek kelimede saklı ve itirazın stratejisini belirliyor.
Hükmün fiili, itirazın nasıl kurulacağını söylüyor.
İki hüküm tipi
- muss / ist zu — koşullar varsa makam karar vermek zorundadır (bağlı yetki).
- kann — makamın seçim alanı vardır (takdir).
Önemliİtiraz stratejisi değişir
Bağlı yetkide tartışma koşulların var olup olmadığıdır. Takdir yetkisinde ise "hangi noktalar değerlendirilmedi" sorusu sorulur. Takdir yetkisi
"soll" üçüncü bir ton
Kural olarak yapılması beklenir; istisnai hâllerde ayrılınabilir. Yani "kann"dan daha bağlayıcı, "muss"tan daha esnektir.
DikkatÇeviride düzleştirme
Üçünün de "gerekir" diye çevrilmesi, hükmün ağırlığını yok eder ve itiraz yanlış kurulur. Çeviri hatası
Gerekçe ne der
Kanun metninde örnekler
AufenthG § 9: “Die Niederlassungserlaubnis ist … zu erteilen, wenn …” bağlı yetkidir; koşullar varsa yerleşme izni verilir. AufenthG § 25 Abs. 5: “kann … erteilt werden” takdirdir; makam koşullar varsa bile tartarak karar verir. SGB II’de birçok edim “ist zu” ile yazılıdır. “Soll” örneği: AufenthG § 5 Abs. 2 S. 2 “kann … abgesehen werden” takdir, § 28 Abs. 1 S. 1 “ist zu erteilen” bağlı. Bir maddede iki fiil bir arada olabilir; hangi fıkranın uygulandığı kararda yazar.
Kararda nasıl görünür
Bağlı yetkide gerekçe kısadır: koşul şu, belge yok, ret. Takdirde gerekçe uzundur ya da uzun olmalıdır: koşullar var, ama şu menfaatler tartıldı, şu ağır bastı. Takdir kararı kısa bir gerekçeyle verilmişse bu, takdirin kullanılmadığı şüphesini doğurur ve itirazda ileri sürülür. Çeviride hükmün fiili aynen aktarılır: “verilebilir”, “verilir”, “kural olarak verilir”; üçü aynı kelimeyle çevrilirse itirazı kuran kişi yanlış yola girer.