Yabancı rapor iki kanunda zıt sonuç doğuruyor
Hamilelik raporunun kaynağına kanun hiçbir sınır koymaz; engellilik tespiti ise Alman makamlarına tahsis edilmiştir.
Aynı sessizlik, iki farklı anlama geliyor.
Ortak nokta: hiçbirinde çeviri hükmü yok
Üç koruma kanununda da çeviri, tercüman, apostil ve Türkiye kelimeleri hiç geçmez.
ÖnemliHamilelikte sessizlik lehe
Kanun, işveren isterse kadının hamileliğini bir hekim ya da ebe raporuyla ispatlamasını ister. Raporun hangi ülkeden geldiği, hangi dilde olduğu, tasdikli olup olmadığı hiç yazmaz. Üstelik hüküm “istenen” bir davranış olarak kurulmuştur.
DikkatEngellilikte sessizlik aleyhe
Engellilik tespitini kanun Alman makamlarına tahsis eder; eşit tutmayı da federal iş kurumuna. Yabancı bir makamın raporunun tanınmasına dair hüküm yoktur. Yabancı belgeye açılan tek kapı Birlik üyesi devletlerin kartlarıyla ilgilidir ve o da bir yönetmelik çıkarma yetkisidir.
ÖnemliPratik sonucu
Türkiye’den alınan bir hamilelik raporu işverene sunulabilir; Türkiye’den alınan bir sağlık kurulu raporu ise Alman statüsünü doğurmaz — ayrı bir başvuru ve tespit gerekir. Kartın Türkiye’de durumu
Çeviri yine de gerekir
Kanun istemese de makam ve işveren anlayabilmelidir; çeviri burada bir hak değil, pratik gerekliliktir. İş kanunlarında dil