Makam onayı varsa dava süresi fesihle değil kararla başlar
Kavramlar
Fesih bir makamın onayına bağlıysa üç haftalık dava süresi, makam kararının işçiye bildirilmesiyle işlemeye başlar.
Bu tek cümle bütün takvimi değiştiriyor.
Kural
Fesih bir makamın onayına bağlıysa, iş mahkemesine başvuru süresi ancak makam kararının işçiye bildirilmesinden itibaren işler.
ÖnemliHangi hâllerde
- Ağır engelli işçinin feshinde — entegrasyon dairesinin onayı.
- Hamilelikte ve ebeveyn izninde — eyaletin iş güvenliği makamının izni.
DikkatBu bir “durma” değil
Süre durmuyor — hiç başlamıyor. Fesih yazısının ulaştığı gün sayaç çalışmıyor.
ÖnemliAma iki şey karıştırılmamalı
Hamilelikte işverene yapılacak iki haftalık bildirim bundan ayrıdır ve fesih yazısının ulaşmasıyla başlar. Yani aynı anda iki ayrı saat işleyebilir. İki haftalık bildirim
Bu hüküm nerede yazıyor
Üç özel koruma kanununun hiçbirinde — yalnız feshe karşı koruma kanununda. Özel kanunları okuyan bu cümleyi görmez. Üç haftalık süre
Makam kararı nasıl gelir
Entegrasyon dairesi ya da iş güvenliği makamı, işverenin onay başvurusunu inceler, çalışanı dinler ve kararını hem işverene hem çalışana yazılı bildirir; çalışana bildirim, iadeli taahhütlü posta ya da tebliğ belgesiyle yapılır ve tarih zarftan okunur. Karar, itiraz yolu bildirimi taşır: makam kararına karşı bir ay içinde itiraz (Widerspruch) ve ardından idare mahkemesinde dava; fesih davası ise iş mahkemesinde üç hafta içinde açılır ve iki yol paralel yürür. Makam onay vermişse işveren feshi ancak onaydan sonra açıklayabilir; onaydan önce açıklanan fesih geçersizdir ve bu, üç haftalık süreden bağımsız olarak her zaman ileri sürülebilir.
Türkiye’de yaşayan çalışan
Ağır engelli ya da hamile çalışan fesih sırasında Türkiye’deyse (izin, tedavi), makam kararı Türkiye adresine tebliğ edilir ve üç haftalık süre bu tebliğden işler; tebliğ gecikirse süre de gecikir, ama fesih yazısının kendisi Almanya adresine ulaşmışsa iki haftalık hamilelik bildirimi o tarihten işler. Türkiye’den dava, Alman iş mahkemesine faksla gönderilen dilekçeyle açılabilir; dilekçe Almanca olmalıdır ve mahkemenin hukuk başvuru bürosu Türkçe dilekçe kabul etmez. Alman avukata vekâlet, e-posta ile gönderilen imzalı kopyayla başlangıç için yeterlidir; aslı sonra ulaştırılır. Makam kararının çevirisi dava için gerekmez; ama Türk hekim raporu (hamilelik, engellilik) makama çevirili sunulur.