Alman kefalet beyanı Türkiye'de
Türkiye’de kullanımı
Kefalet beyanı bir borç ilişkisini gösterir. Türkiye'de icrası ayrı bir süreçtir.
İmza Almanya'da atıldı — alacak peşinizde.
Ne gösterir
Başkasının borcundan sorumluluk üstlenildiğini; kapsam ve tavan metinde yazar. Kefalet
DikkatTürkiye'de takip
Alacaklı, Türkiye'de takip için ayrı bir süreç yürütür; mahkeme kararı varsa tenfiz gerekir. Tanıma çerçevesi
ÖnemliMetin okunur
Süre ve tavan varsa sorumluluk sınırlıdır.
Çeviride
Tutar, süre ve kapsam cümleleri birebir.
Türk hukukunun koruyucu kuralları
Türk borçlar kanunu kefaleti sıkı biçim şartlarına bağlar: kefalet sözleşmesi yazılı olmalı, kefilin sorumlu olduğu azami tutar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olma iradesi kefilin el yazısıyla yazılmalıdır (TBK md. 583) ve evli kefil için eşin yazılı rızası aranır (md. 584). Alman kefalet beyanında bu şartlar bulunmaz ve Türk mahkemesinde, Türk hukuku uygulanıyorsa geçersizlik tartışması doğar; ama sözleşmeye uygulanacak hukuk Alman hukukuysa (taraflar seçmişse ya da bağlantı Almanya’daysa) Türk biçim kuralları uygulanmaz ve Türk mahkemesi Alman hukukunu uygular. Bu ayrım, Türkiye’de açılacak davanın kaderini belirler ve dava öncesi değerlendirilir.
Alacaklı Türkiye’de takip ederse
Alman alacaklı, kefalete dayanarak Türkiye’de takip yapmak isterse önce Alman mahkemesinden karar alır ve Türkiye’de tenfiz ettirir; doğrudan kefalet belgesiyle Türk icra dairesine başvurulamaz, çünkü belge Türk hukukunda ilam ya da ilam niteliğinde belge sayılmaz. Noterde düzenlenmiş ve icraya rıza beyanı içeren Alman senedi için de tenfiz gerekir. Kefil, Türkiye’de savunma olarak şunları ileri sürer: kapsamın ve tavanın aşılması, sürenin dolması, asıl borcun sona ermesi, alacaklının asıl borçluya başvurmaması (adi kefalette), zamanaşımı ve biçim eksikliği. Belgenin çevirisinde tavan tutarı, süre ve kefalet türü aynen aktarılır ve “müteselsil” ibaresi düşürülmez.