Ana içeriğe atla

Frist ile Dauer

Tuzak terimler

Biri bir işlem için tanınan süre, diğeri bir durumun sürdüğü zamandır.

A tarafı (Almanca)
Frist
B tarafı (Almanca)
Dauer

Biri sınır, diğeri uzunluk.

Fark

Frist bir şeyin yapılması için tanınan süredir. Dauer ise bir durumun ne kadar sürdüğünü anlatır. Frist ile Termin

ÖnemliBelgelerde

Sözleşme süresi bir Dauer, fesih bildirimi süresi bir Frist'tir. Süreli ile süresiz

DikkatÇeviride

İkisi de "süre" diye birleştirilmez.

İlgili

Frist ile Verjährung

Sözleşme ve karar dilinde

“Vertragsdauer” (sözleşme süresi), “Laufzeit” (sözleşmenin yürürlük süresi, kredi ve abonelikte), “Dauer der Beschäftigung” (istihdam süresi), “Aufenthaltsdauer” (ikamet süresi), “Bearbeitungsdauer” (işlem süresi), “Mindestvertragslaufzeit” (asgari sözleşme süresi) bir durumun uzunluğunu anlatır ve ondan hak doğar (kıdem, sigorta süresi, oturum süresi); “Kündigungsfrist” (fesih bildirim süresi), “Widerspruchsfrist” (itiraz süresi), “Zahlungsfrist” (ödeme süresi), “Nachfrist” (ek süre), “Ausschlussfrist” (hak düşürücü süre), “Verjährungsfrist” (zamanaşımı süresi), “Probezeit” (deneme süresi, aslında bir Dauer ama Frist gibi işler) bir işlemin yapılması gereken zaman sınırını anlatır ve kaçırılması hak kaybettirir. Aynı belgede ikisi yan yana durur: “Die Vertragsdauer beträgt 24 Monate; die Kündigungsfrist beträgt 3 Monate zum Vertragsende” (sözleşme süresi yirmi dört ay; fesih bildirim süresi sözleşme sonuna üç ay). Oturum hukukunda “Geltungsdauer” (geçerlilik süresi, iznin süresi) ile “Frist zur Verlängerung” (uzatma başvuru süresi, süre dolmadan) ayrımı, başvurunun zamanlamasını belirler: geçerlilik süresi bitmeden başvurulmuşsa fiksiyon etkisi (AufenthG § 81) doğar. Sosyal hukukta “Anspruchsdauer” (hak süresi, işsizlik ödeneğinde gün olarak) ile “Antragsfrist” (başvuru süresi) ayrıdır.

Türkçede tek kelime sorunu

Türkçede “süre” kelimesi hem Frist hem Dauer için kullanılır ve Türk hukuk dili de “sözleşme süresi” (Dauer) ile “ihbar süresi” (Frist) için aynı kelimeyi kullanır; ayrım bağlamdan çıkar ve çeviride kaybolmaması için Frist için “süre (son tarih)” ya da “… için tanınan süre”, Dauer için “süre (uzunluk)” ya da “… süresi (dönem)” açıklaması eklenir, çünkü Türkiye’deki okuyucu “üç ay süre” cümlesinden bir son tarih mi yoksa bir dönem mi anlaşılacağını belgenin Almancasını görmeden bilemez. Türk iş hukukunda ihbar süresi (İş Kanunu md. 17: iki ile sekiz hafta) Frist, kıdem süresi Dauer’dir; Türk oturum hukukunda ikamet izni süresi Dauer, uzatma başvurusu için süre (ikamet izni bitmeden altmış gün içinde) Frist’tir ve bu yapı Alman sistemiyle benzerdir, Türk okuyucu için tanıdıktır. Çeviride “Frist” için “süre (son tarih)”, “Fristsetzung” için “süre verme”, “fristgerecht” için “süresinde”, “Dauer” için “süre (dönem)”, “Laufzeit” için “yürürlük süresi”, “Geltungsdauer” için “geçerlilik süresi”, “Anspruchsdauer” için “hak süresi” kullanılır; süre birimleri ve tarihler aynen aktarılır ve çevirmen notu ikisinin aynı cümledeki ayrımını belirtir.